Süt sığırcılığı işletmelerinde başarı, sağılan ineklerin performansından ziyade, yerine gelecek olan “genç neslin” ne kadar sağlıklı yetiştirildiğiyle ölçülür. Ancak günümüzde birçok işletmede, buzağı ölümleri kanıksanmış bir “doğa olayı” gibi karşılanmaktadır. Oysa bu kayıpların büyük bir çoğunluğu hastalıklardan ziyade, personel hataları ve yönetim eksikliklerinden kaynaklanmaktadır.
Her ölen buzağı, sadece bir hayvan kaybı değil; aynı zamanda yüksek maliyetli bir genetik potansiyelin yok olması ve ülkenin hayvancılıkta dışa bağımlı olmasına neden olur.
Personel Hataları
Modern ahırlarda teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, buzağının kaderi bakıcısının elindedir. En sık yapılan personel hataları şunlardır:
- Ağız Sütü, (Kolostrum) İhmali: “Birazdan veririm” denilerek geciktirilen her saat, buzağının bağışıklık duvarında bir delik açar. Kolostrumun kalitesinin ölçülmemesi ve yetersiz miktarda verilmesi, ölümlerin bir numaralı sebebidir.
- Hijyen Disiplini: Biberonların, kovaların veya barınakların kirli bırakılması, patojenlerin doğrudan buzağının sindirim sistemine girmesine yol açar. Personelin “temiz görünüyor” yanılgısı, mikrobiyolojik faciayı beraberinde getirir.
- Besleme Isısındaki Tutarsızlık: Sütün veya ikame yemin çok soğuk ya da çok sıcak verilmesi, abomazum (şirden) bozukluklarına ve ardından gelen şiddetli ishale zemin hazırlar.
Kayıp Sadece “Bir Buzağı” Değildir. Kısa Vadede Ekonomik Etkiler
Bir buzağı öldüğünde işletme sahibi genellikle sadece o anki piyasa değerini hesaplar. Oysa gerçek zarar çok daha derindir: Gebelik süresince anaya yapılan bakım, besleme ve veterinerlik harcamaları boşa gider. İşletmenin en iyi genetiğe sahip ineklerinden doğan buzağı öldüğünde, sürünün genetik ıslah zinciri kırılır. Ölen her buzağı, dışarıdan düve alma zorunluluğunu doğurur ki bu da işletme nakit akışını bozar.
Kayıp Sadece “Bir Buzağı” Değildir. Ulusal Anlamda Etkiler
Ulusal ölçekte bakıldığında, işletmelerdeki %5-10’luk buzağı ölüm oranları, her yıl on binlerce hayvanın sisteme dahil olamaması demektir. Kendi ikamesini yetiştiremeyen bir ülke: Damızlık ihtiyacını karşılamak için döviz çıkışına neden olur. İthal edilen hayvanlarla birlikte yeni hastalık risklerini ülkeye davet eder. Sürdürülebilir hayvancılık politikasını kaybeder.
Çözüm: Eğitilmiş Personel ve Denetleme
Sistemsel süreç nasıl olmalı.
- Protokol: Ağız sütü ne zaman, ne kadar ve hangi sıcaklıkta verilecek? Bu soruların cevabı personelin inisiyatifinde değil, duvarda asılı olan yazılı protokollere bağlı olmalıdır.
- Sürekli Eğitim: Personel, baktığı canlının sadece bir “iş” değil, işletmenin geleceği olduğu bilinciyle eğitilmelidir.
- Besleme Teknolojileri: Mümkünse hata payını azaltan otomatik buzağı besleme sistemleri veya hassas ölçüm cihazları kullanılmalıdır. Bakım besleme sistemlerinin kalibrasyon ve ayarları denetlenmeli.
Sonuç Olarak
Sağlıklı buzağı denince, kısa ve uzun vadede karlılık, büyüme, Islah ve bağımsızlık demektir.

